*Çerçi “ ses,bildiri,haber” anlamına gelen moğolca Car kelimesinden türetilmiş; aynı zamanda “Hawker” bu sözcüğün ingilizcedeki karşılığı oluyor “ sokak sokak bağırarak ürün satan adam ” anlamına geliyor.Etimolojik köklerden, ihtiyaç ve tatmin paydasında toplumların birbirine ne kadar yakın evrildiklerine benzer yollardan yürüdüklerine dair fikir yürütmek mümkün.Bu iki temel güdünün arasında koşturan satışçıların aranan karakteristikleride çağlara ve ürünlerine göre şekil değiştirdi günümüzde hala sokak sokak gezip boza,patates soğan diye bağıran satıcıların nostaljik spotlarla beynimizi uyarması yerini en modern kitle iletişim/sunum araçları ve yönetim teknikleriyle küresel ölçekte ürün pazarlayan satış yöneticisine bıraktı.80’lerin sonunda ticari matematikle arası iyice olan , esnaf ve bayii dilinden anlayan temiz pak satış yöneticileriden artık kendisine verilen pazarlama karışımından kanallara,kategorilere,iç/dış/son müşterilere katkı verecek şekilde uygulama geliştirmesi beklenen, çok boyutlu ,çok görevli bir süper satıcı tipinin genlerini taşıması bekleniyor.Gerçi uluslararası ve ulusal kalburüstü firmaların emek piyasasından talep ettiği kriterlere göre böyle bir insan yaşıyorsa herhalde pelerinle göklerde dolaşıyordur neden sizin şirketinizde çalışsın dedirtir. İş yaşamının her alanında görülen bize özgü dualite,dejenerasyon ve manipülasyon potansiyeli , büyük beklentileri çakma guruların,en kahraman rıdvanların cevapladığı düş kırıklıklarına dönüştürdü desek yalan olmaz.Öyle ki durum çantadan gelen alaylılarla mekteplilerin adını koçluk olarak ithal ettiğimiz deneyim ve yeni kanla tazelenmenin füzyon mutfağında , el ense kıvamında çatışmalarını bile mumla aratacak vaziyettedir.Yaşadığımız topraklarda harman olmuş Anadolu kültürlerinin zengin hamurunda yeşeren ticari geleneklerin,köklü kurumların yansımasını taşıyacağını düşündüğümüz yönetim insanlarının hele ki mental düzeyini batı standartlarında eğitim ve yaşayışla kremalandırılmış bir jenerasyonun dümene geçmesini beklerken sanki ışınlama sırasında teknik bir aksaklıktan dolayı mutant olmuş yarı anglosakson yarı türk tipi seri katil tadında kişilikler ya da üç beş jargon kelime dağarcığıyla türkilizcenin kuyruğuna yapışmış yaratıklarla dolu bir ormanda yol almanın şaşkınlığını yaşarsınız.Sanılanın aksine parmakla gösterilen şirketlerde daha çok rastlanan durumlardır Mobbingciler,Kutsal ittifakçılar,Okuldaş çeteler,Buluş bill’ler,Proje parlatıcıları,Egomanyaklar türün beslendiği alt yapıların listesi uzar gider ve geç farketmemeniz için neden çok azdır çünkü markalaşmasını tamamlamış şirketlerin ormanında gizlenecek çok yer vardır ne yazık ki.Sorunsal sadece klasik sektörlerde ve departmanlarla sınırlı değildir.21. Yüzyıl Türkiyesi oldukça donanımlı ,heyecanlı , değerleri olan insan kaynağının yaşayamayacakları kadar dejenere olmuş zararlı organizmalarla dolu bir florada varolma savaşına sahne olacak gibi duruyor.Bu konuda bir aksiyon almazsanız zombi etkisinden kaçmanız pek mümkün gözükmez.Peki ne olduda kültür karmaşası içinde hayatın tadını ve zaferini fast food hızında yaşamak isteyen ,hırsı bilgisini aşmış ahlakın arkasına düşmüş kişilikler, korku /komplo tiranları egemen topluluklar haline geldi,ehliyetsizlik bu kadar tavan yaptı bu ülkede.Dönüp dolaşıp insan kaynakları departmanına gidersiniz ama et kokarsa tuz var ya işte tuzunda koktuğu yerdesinizdir.Toplumun dejenerasyonun irdelemesini yapmak başka bir deyişle problemin tanımından çözüme gitme sosyologların ,toplum mühendislerinin borcu ve görevi bize düşen evimizin önünü yani şirketimizi ,ailemizi reanimasyon odasına taşıma zorunluluğu ;Şirketler soyut yapılar ,insan olmadıktan sonra hiç bir değeri olmadığını artık tartışan yok.İnsanın ise ilk ve önemli ruhsal formasyonunu kazandığı kurumun aile olduğu gerçeğinden hareketle çözüm için gerekli ana erkin şirketin,değerlendirme,yargılama,eğitme,iş yapma,işe alma süreçlerinin şeffaflık ve adalet duygusunu esas alarak aile titizliğinde ve şefkatinde işlerliğini sağlayan zekası merdivenin en güçlü basamağı olmalı. Önce mantıksal zeka (IQ) yüceltildi sonra duygusal zekayı (EQ) keşfettik birinin diğerinden daha önemsiz olmadığını öğrenmemiz içinse bedeller ödedik.Hepsi insan zekasının farklı duyarlılıklarını gösteriyor ,işletme zekası insan zekasının duyarlılıklarını parıldatmadığı zaman bedeller ödenmeye başlanıyor demektir.Atom maddenin yapıtaşı insansa şirketin, emin olun ikisinide patlatmanın zararı küçümsediğinizden fazla olacaktır.Ahlaksızlığı tasdikli ama skorları süper bir yöneticiye göz yumulmalı mı? Gerçekten sürdürülebilir bir başarı gözükse bile entropi aramayacak mısınız? Günü,yılı vb. kurtaran şirketler için cevap evet olacaktır kuşkusuz.Kongo Gumi (578) Japon İnşaat şirketi 2006'ya kadar 40 nesil tarafından yönetildi;Fin stora enso 1288 'den beri var ve çalışma etiği mükemmel derecede.İşletme zekasının göstergesi sadece ürettiği yarattığı katma değerin maddi ve oransal tutarının büyüklüğü veya hareket stratejileri ile ölçülmemeli.Hepimiz biliriz 3M'in post-it'i bulma hikayesini işte o hataları yapacak insanlara sabır gösterme bile zeka ve etik göstergesi değil mi?
* Cogito 1995/5 Robert Hendickson,The Grand Emporiums
Berhan Ulusoy /İstanbul
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder