27 Eylül 2016 Salı

Yeni Kapitalizmin İK Hapları (II) : Gölgeler

Ali Koç: “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir” (14 Kasım 2015). Ben söylemedim Ali Koç söyledi.Doğrusu şu ki kapitalizm'in yerine koyacağımız başkaca paylaşım modeli henüz üretilemedi.Sorun , sistemin hem sermayedar hem işçinin mutluluklarını maksimize eden bir direnç noktasının inşaa edileme miş olması.Sermayedar ve Çalışan birbirini besleyen sinerjik enerji kaynakları olmak yerine birbirini tüketen iki zıt güç gibi bir anlayış üzerine işlemeye zorlan ması.Kimilerine göre bu eşyanın tabiatı yani kapitalizmin doğası.İşte bu doğa en büyük kapitalistlerden birini bile "gerçek sorun kapitalizm"dir demeye zorluyor. Demek sorunlar hissedilir vaziyette.Bu iyi bir şey... Yeni kapitalizm anlayışı nalıncı keserini sermayedar tarafına çalıştıran başka bir versiyon .Terazinin bir ucu köleliğe diğer ucu ise bireysel zenginleşmenin sıfıra yakınsandığı gri-siyah tek düze bir dünyada " ohh eşitiz derken" politbüro gibi ayrıcalıklı sınıfların "zengin" lerle yer değiştirerek sizin ancak fantazilerinizde yaşatabileceğiniz nimetleri doyasıya tüketmesi.Benim oyum, kapitalizm adını verdiğimiz bu motorun iki ana dişlisinin denge noktasını bularak çalıştırmaktan yana.Bakın korkulacak bir şey yok " gomonist " olmayacaksınız... Babyboomer XYZ kuşaklarından hareketle geldiğimiz noktanın başlangıcı Richard Sennett'in "Karakter Aşınması" adlı eserinde yatıyor.Yeni Kapitalizmde işin kişilik üzerindeki etkilerini ustaca ele almış.Yani Nosferatu kimliğinde canlanan yeni kapitalizmin gölgesi kendi işçisinden başka birisi değil.Bir canavar başka bir canavarı yaratmış oluyor.Bu bölümde "Süper İşçi " idealinin nasıl "Karaktersiz İşçi"ye dönüştüğünü kitabın arka kapağından aktaracağım. Çuvaldızı kendimize batıralım... "Yeni ekonomik düzenin büyülü sözcüğü 'değişim'in doğası nedir; insanlara nasıl yansıyor?Her zaman kısa vadeye endeksli bir ekonomide kişi nasıl kalıcı değer ve hedeflere sahip olabilir?Her an parçalanan ve sürekli yeniden yapılanan kurumlarda , kişi kendi kimliğini ve yaşam öyküsünü nasıl oluşturabilir? ... Sermayenin günümüz ekonomisinde bütün dünyaya yayılmış dalgalı denizler lerinde "hızlı kar "ın dışında başka bir amacı yok.Şirketlerini piyasadaki anlık değişimlere müdahale edecek biçimde esnekleştirip,yeniden yapılandırıyorlar. Kişilerden sürekli kendisini yenilemesini ,seyyar olmasını ,risk almasını ve rekabet becerisini geliştirerek yırtıcı bir karakter edinmesini, takım çalışmasın da uyumlu olması bekleniyor.Ancak eski kapitalizmin rutin ve monoton yapısına karşı savunulan bu politikaya yakından bakıldığı zaman sadece eski iktidar yapı larının rengini değiştirdiği görülüyor ( C düzeyinde yaratılan aslında kendiside işçi olan yapay bir sınıf sermayenin sesi haline geliyor.Atlanmış bir sınıf illüzyonu ile "zengin" sınıfa yakınsayan baş karınca yeni kapitalizmin kurallarını empoze ediyor). Çalışanlar için esnekliğin anlamı ise yaşam boyu iş güvencesin in yok olması.Sürekli iş ve şehir değişikliği ile yön ve aidiyet duygusunun yitiril mesi;İstikrarlı işlerin yerini geçici projelere bırakılması ve bir işten diğerine dünden yarına sürüklenen yaşama parçacıklarından beslenen ,rekabetin körüklediği " güvensizlik " ve "kayıtsızlık" duygusu....ve karakter aşınması. Oysa insan karakteri duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli olması ve başkalarıyla girdiğimiz ilişkilere yüklediğimiz etik değerler üzerine gelişir.Karakter, iç sel bütünlük,ilişkilerde karşılıklı bağlılık ve uzun vadeli bir hedef için çaba harcamak biçiminde kendini gösterir.Yeni kapitalizm ise güvenmeyi , bağlan mayı ve uzun vadeli planlar yapmayı karlı bulmaz.reddeder. Sennet "Karakter Aşınması'nda gelişmiş bilgisayarlarla üretilen ekmeğin kalitesinden çok ,ekmeği yiyenlerin hayatına bakıyor ve soruyor."Bu sistem insan yaşamına değer ve anlam katıyor mu? " ve ekliyor: "Değişim, kitlesel ayaklanmalarda değil, insanların arasında toprakta yeşerir.İnsanları birbirleri için kaygılanmaz hale getiren bir rejimin, meşruiyetini uzun süre korumayacağına eminim." III. bölümünde finalini yaparız.Sürç-i lisan ettiysek affola....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder